Belediyeler tarafından Tahsil Edilecek Geçiş Hakkı Ücreti

Bilindiği üzere, Ülkemizde haberleşme altyapısı henüz tamamlanmadığından bu konudaki çalışmalar devam etmekte; tamamlanan kısımlara ilişkin yaşanan arızalar ya da yenileme çalışmaları ise bu süreci dinamik hale getirmektedir. Bu da, altyapının geçiş güzergâhında bulunan üst yapının sık sık tadil edilmesine sebep olmaktadır.

Altyapı oluşturulmasından ticari kazanç sağlayanların yani telekomünikasyon şirketlerinin, bu altyapının geçtiği taşınmazların sahiplerine ya da tasarruf sahiplerine bir bedel ödemeleri kaçınılmazdır. Bu husus mevzuatımızda geçiş hakkı ücreti olarak düzenlenmiştir.

Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4’üncü maddesinde geçiş hakkı ücreti; yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve altyapısını işleten şirketlerin, geçiş hakkı karşılığında, geçiş hakkına konu olan kamuya ait ya da kamunun ortak kullanımında olan taşınmazlar da dâhil olmak üzere taşınmazın sahipleri ve/veya taşınmaz üzerindeki hak sahiplerine ödeyecekleri ücret olarak tanımlanmıştır.

Anılan Yönetmeliğin 8’inci maddesinde; tarafların geçiş hakkına ilişkin anlaşmaları serbestçe yapabilecekleri belirtilmiş, 9’uncu maddesinde ise kamu idareleri tarafından geçiş hakkını kullanan şirketlerden talep edilecek geçiş hakkı ücretinin, Yönetmeliğe ekli Geçiş Hakkı Ücret Tarifesinde belirtilen fiyatları aşamayacağı ifade edilmiştir.

Mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere belediyelerin şirketlerden alacağı geçiş hakkı ücretlerine bir sınırlama getirilmiştir. Kamu idarelerinin işlemlerinde taraflara eşit davranması ve rekabeti bozucu muamelelerden kaçınması gerekeceğinden, belediyelerin her bir şirketten farklı ücret tahsil etmek yerine, üst sınırı belirleyen Yönetmelik eki Tarife ile bağlı kalarak kendi tarifelerini belirlemesi gerektiği açıktır.

Yine Yönetmeliğin 9’uncu maddesinde yer alan hüküm çerçevesinde ücret tarifesinde yer alan limitler (idarelerin kendi adına kayıtlı taşınmazlar için belirlenen limitler hariç) her mali yılın başında TÜİK tarafından yayımlanan ÜFE oranında artırılarak uygulanacaktır. Yönetmeliğin 2012 yılında yayımlandığı dikkate alındığından, örneğin tarifeyi ilk defa 2017 yılında uygulayacak bir belediye, limitleri 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı başlarında yayımlanan ÜFE rakamları ile güncelleyerek belirleyecektir. Belirlenen bu limitler dâhilinde kendi tarifesini belirleyecek olan belediyeler, kendi tarifelerine istinaden sözleşme yaptıktan sonra, sözleşmede yer alan tutarları yine en fazla ÜFE oranında artırarak uygulayabileceklerdir.

Bu konuda bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, farklı şirketlere uygulanan ücretlerin farklılaşmaması bakımından, (tarifelerin limitlerin altında belirlendiği durumlar için) belediyelerin ücret tarifelerindeki artış oranı ile sözleşme güncelleme oranlarını aynı puanda tutulması gerekecektir.

Ücret limitlerinin, belediyelerin kendi adına kayıtlı taşınmazlar ile sadece tasarruf ve sorumlulukları altında bulunan taşınmazlar bakımından farklılaştığı görülmektedir. Buna göre, belediyelerin kendi adlarına kayıtlı taşınmazlar için üst limit belirli bir tutar üzerinden değil,  metrekaresi, taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin yüzde 2’si olarak belirlenmiştir. Belediyelerin tasarruf ve sorumlulukları altında bulunan taşınmazlar için ise Tarifede her metre için belirli bir tutar belirlenmiştir.


Sitede yer alan yazılar, kaynak gösterilerek de olsa internet ortamında yayınlanmak üzere kısmen ya da tamamen alıntı yapılamaz. Aksi durumda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde hukuki haklar kullanılacaktır. ©


Mali Mevzuat Haber
© 2014 – 2020 Hüma Medya Yayıncılık Ticaret Limited Şirketi

Henüz yorum yapılmadı

Yorum ekleyebilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*