Okuduğunuz haber
EK GÖSTERGENİN MAAŞ VE EMEKLİ AYLIĞINA ETKİSİ
Anasayfa   /    Personel    /    Ek Göstergenin Maaş ve Emekli Aylığına Etkisi

Ek Göstergenin Maaş ve Emekli Aylığına Etkisi

Kamu görevleri için bir statü ve özlük hakkı niteliğinde olan Ek Gösterge memurlara maddi olarak nasıl bir getiri sunmaktadır?

PERSONEL      20 Ocak 2019 - 10:44     842     0

Ek Göstergenin Maaş ve Emekli Aylığına Etkisi

Bilindiği üzere; kamuda çalışmakta olan bir çok meslek grubu için ek göstergenin yükseltilerek 3600’e çıkartılması gündemde bulunmakta. Doğal olarak da memurların ek göstergesinin artırılmasının nasıl bir kazanım sağlayacağı cevabı merak edilmekte. Yazımızda ek gösterge hakkında merak edilen cevapları sunacağız.

Ek Gösterge Nedir?

Ek Gösterge kavramı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ek gösterge; memurların hizmet sınıflarına, görev türlerine ve derecelerine göre değişen ve aylık hesabında dikkate alınan ve anılan Kanuna ekli çizelgede belirtilen göstergeleri ifade etmektedir.

Dolayısı ile ek gösterge; memurların statülerinin ve buna bağlı olarak da alacakları ödemelerin farklılaştırılmasında aracı olan ve üzerine belirli bir katsayı uygulanması suretiyle anlam kazanan gösterge sayılarını ifade etmektedir.

EK Göstergenin Memurun Statüsüne Etkisi

Memurlar, üstlendikleri görevler, mensup oldukları meslekler ve meslek unvanlarına göre farklı farklı statüde çalışmaktadırlar. Bu statü farklılaşmasına göre de özlük hakları farklılaşmaktadır. İşte bu açıdan statü ile ek gösterge arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Bazen statüdeki artışlar ek gösterge artışlarını beraberinde getirmekte, bazen de ek göstergedeki artışlar neticesinde mesleğin statüsü doğal olarak yükselmektedir.

Bu statü artışı hiyerarşik olarak ast-üst ilişkisinden biraz farklıdır. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz: Genel olarak hiyerarşik olarak yükselmek ek gösterge artışlarını beraberinde getirse de, her zaman amir olmak ek gösterge olarak da daha üstte olmak anlamına gelmemektedir. Kamuda bazen amirin ek göstergesinin altında çalışan meslek gruplarından daha düşük olduğuna rastlanabilmektedir. Örneğin il müdürünün ek göstergesi 3000 olarak belirlenmişken, gözetimi altında çalışan uzmanın ek göstergesinin 3600 olarak belirlendiği durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Durum genel itibariyle, statü arttıkça ek göstergenin de artmasıdır. Ek göstergeler,  farklı meslek grupları arasındaki statü farklarına ilişkin bir işaret olduğu gibi, aynı unvan içerisinde de sahip olunan dereceye göre de farklılık göstermektedir: Örneğin, 8’inci derecede bulunan bir Devlet Gelir Uzmanı’nın ek göstergesi Kanunda 850 olarak belirlenmişken, 1’inci derece de bulunan Devlet Gelir Uzmanının ek göstergesi 3600 olarak belirlenmiştir.

Dolayısı ile öğretmenlere, polislere ya da din görevlilerine 3600 ek göstergenin verilecek olması, bir öğretmen, polis ya da din görevlisinin mesleğe başladığı andan itibaren 3600 ek göstergeye sahip olacağı anlamına gelmemektedir. 3600 ek gösterge, memurun 1’nci dereceye yükseldiği tarihten itibaren kazanılacaktır.

Ek Göstergenin Maaşa (Aylığa) Etkisi Nedir?

Devlet memurlarının temel brüt aylığı, aylık gösterge rakamı ile ek gösterge rakamı toplamının o yıl için belirlenmiş memur aylık katsayısı ile çarpılması ile hesaplanmaktadır. Dolayısı ile ek gösterge rakamlarındaki artışlar, memurların maaşlarının yükselmesini sağlayacaktır. Ancak bu artışlar, emekli aylığına etki ettiği kadar çok hissedilebilir artışlar değildir. Örneğin ek göstergenin 3000’den 3600 TL’ye çıkması aylıklarda yaklaşık 80 TL civarında bir artışa tekabül edecektir.

Ek Göstergenin Emekli Aylığına Etkisi Nedir? Ek Göstergenin Artması Emekli Aylığını Nasıl ve Ne Kadar Arttırır?

Memurların emekli aylıklarının hesabına ek göstergenin etkisi büyüktür. Hatta ek gösterge kamu personeli açısından en çok emekli aylığı hesabında etkilidir. Ek Göstergenin 3000’den 3600’a çıkması 2019 için memur emekli aylıklarında yaklaşık 650 TL’lik bir artışa tekabül edecektir.

Alınan EK Göstergeler Kazanılmış Hak Mıdır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinde bu soruya cevap verilmiştir. Buna göre, ek göstergeler kazanılmış hak niteliğinde değildir. Yani, ek göstergeler, memur ek göstergeyi aldığı görev ve sınıflarda bulunduğu sürelerde geçerli olacaktır.

Örnek verecek olursak; 4800 ek göstergeli bir görevden 3600 ek göstergeli bir göreve atanan memura; 4800 ek göstergenin kazanılmış hak olduğundan bahisle 4800 ek gösterge üzerinden ödeme yapılmaya devam edilmeyecektir. Yeni hesaplamalarda, atandığı görevin ek göstergesi olan 3600 ek gösterge esas alınacaktır.

Ancak, şu da bilinmelidir ki; daha yüksek ek göstergeli görevlerden daha düşük ek göstergeli görevlere atanan memurlar; belirli şartlar altında, iki ek gösterge arasındaki farka ilişkin sgk primini kendilerinin ödemeleri şartıyla, emeklilik bakımından yüksek ek göstergeden yararlanabileceklerdir.

mali mevzuat - özel haber

YORUM EKLEYİN

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.