İdari vesayet (vesayet denetimi) nedir?

Merkezi yönetim ve mahalli idareler (belediyeler ve il özel idareleri)

İdari vesayet, hukuk sistemimizde, merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki idari ve mali gözetim ve denetim yetkisini ifade etmektedir. Bu yetkinin kullanılması ise vesayet denetimi olarak isimlendirilmektedir.

İdare hukukumuzda mahalli idarelere (belediyeler ve il özel idareleri), idari ve mali özerklik tanınmıştır. Bu idareler, merkezi erkler tarafından düzenlenmiş mevzuat kurallarına uymak şartıyla, bu özgürlük alanı içerisinde kendi organları vasıtası ile hareket edebilmektedirler.

Anayasal statüye sahip olan, yani temel nitelikleri Anayasa ile düzenleniş olan mahalli idarelerin, bu özerklik alanına, yine Anayasa ile çeşitli istisnalar getirilmiştir. Örneğin, Yasama organı bu idareler hakkında düzenleme yapmakta, yargı erki bu idarelerin işlemlerini ve görevlilerini, görevleriyle ilgili olarak yargılamakta, yürütme organı ise bu idarelerin iş ve işlemlerini gözetimi altında tutmaktadır. İşte bu sonuncu husus, yani yürütmenin mahalli idareler üzerindeki gözetim yetkisi, idari vesayet olarak tanımlanmaktadır.

Vesayet denetiminin dayanağı

İdareye bu yetki, Anayasanın 127’nci maddesi ile ive verilmiştir. Buna göre Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamak üzere idari vesayet yetkisine sahiptir. İdarenin bütünlüğünden kasıt ise kamu işlemlerinin uyumlu olarak yürütülmesi ve üniter devlet yapısının sağlanmasıdır. Merkezi idare bu yetkisini kullanırken kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uygun davranmak zorundadır. Yeni merkezi idarenin bu yetkisini, TBMM sınırlama yetkisine sahiptir.

Vesayet denetiminin olumlu ve olumsuz taraflarına örnekler

Vesayet denetimin bazı olumlu ve olumsuz yanlarından bahsetmek mümkündür.

Olumlu tarafı, ülkenin siyasi bütünlüğünün sağlanmasına ve idarenin hizmetlerinin bir bütün halinde yürütülmesine yardımcı olmasıdır. Bu konuyu örnek vererek açmak gerekirse, örneğin merkezi yönetim, gelir düzeyi belirli bir seviyenin altında olan vatandaşlara yardım yapacak olsun, belediyelerinde aynı amaçla kendi hemşerine eğitim, gıda ya da nakdi sosyal yardımlarda bulunacağını düşünelim. Merkezi idare ile belediyelerin bu faaliyetlerinin uyumlu olmaması, bazı vatandaşların mükerrer destek alırken bazı vatandaşların hiç yardım alamamasına neden olabilecektir. İdari vesayetin bu uyumun sağlanmasına katkı sunacağı ifade edilebilir.

Ayrıca, belediyelerin kanunlara uygun hareket etmemesi, yargı denetiminden önce idari soruşturma gerektirebileceğinden, merkezi idareye gözetim yetkisinin tanınmamış olması, bu mekanizmanın aksamasına neden olabilecektir.

İdari vesayetin olumsuz tarafı ise, merkezi idare ile belediyelerin aynı siyasi partiden olmayabileceği dikkate alındığında, bu yetkinin siyasi rekabetin şekillendirilmesi bakımından kamu yararı dışında kullanılabileceği riskidir.


Sitede yer alan yazılar, kaynak gösterilerek de olsa internet ortamında yayınlanmak üzere kısmen ya da tamamen alıntı yapılamaz. Aksi durumda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde hukuki haklar kullanılacaktır. ©


Mali Mevzuat Haber
© 2014 – 2020 Hüma Medya Yayıncılık Ticaret Limited Şirketi

Henüz yorum yapılmadı

Yorum ekleyebilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*