Mücavir Alan ve Belediye Sınırları Nedir? Arasındaki Farklar

Mücavir alan ve belediye sınırları, mevzuatta birçok hukuki konunun tespitinde atıf yapılan iki temel kavramdır.
Belediye sınırlarının, mücavir alan sınırlarını kapsayıp kapsamadığı, iki kavramın eş anlamlı olup olmadığı ya da arasındaki farkların neler olduğu, çoğu zaman kısa süreli de olsa araştırmalara sebebiyet vermektedir.

Açıklamamıza iki kavramın aynı anlama gelmediğini söylemekle başlayalım ve bu iki kavramın neyi ifade ettiğini farklarını belirterek anlatmaya çalışalım.

Bunun için ilk yapılması gereken şey, kavramların mevzuatsal dayanaklarının ortaya konulması ve sınırlarının nasıl belirlediğini ortaya koymak olacak. Zira bunları belirtmeksizin doğrudan yapılacak tanımlamalar, kavramların anlaşılmasına istenildiği kadar yardımcı olmayacaktır.

Belediye Sınırlarının Belirleniş Usulü, Tespiti ve Kesinleşmesi

Belediye sınırları kavramının dayanağı 5393 sayılı Belediye Kanunudur. 5393 sayılı Kanunda belediye sınırlarının tanımı yapılmamakla birlikte, bu sınırların nasıl tespit edileceği belirtilmiş ve bu sınırlar çerçevesinde belediyelerin görev ve yetki alanları ile hemşeri hukukunun tanımı yapılmıştır.

Belediye sınırlarının tespiti, 5393 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre yapılmaktadır. Buna göre, belediyelerin sınırları kuruluşundan itibaren en geç altı ay içerisinde, Kanunda belirtilen kriterler dikkate alınarak tespit edilecektir. Belediyenin kurulmuş olduğu yerleşim yerinin tarihi ve örf ve adetlerine göre, o yere ait sayılan tarla, bağ bahçe gibi yerler belediye sınırları içerisine alınacaktır. Tespit yapılırken sınırlar, tepe, yol, dere gibi sabit noktalar esas alınarak belirlenecektir. Belediye sınırlarının kesinleşmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile gerçekleşecektir.

Belediye sınırları, o beldede yaşayan kişileri yakından ilgilendirdiği gibi, belediyenin görev, yetki ve sorumluluk alanının tespiti bakımından da önemlidir.

Anılan Kanunun Hemşehri hukuku başlıklı 13. maddesinde “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.” hükmü yer almaktadır. Dolayısı ile belediye sınırlarının insana dokunan bir yanı bulunmaktadır ve hizmetlerin kimlere sunulacağı hakkında asgari düzeyde bir rehber niteliği taşımaktadır.

Yine aynı kanunun 14 üncü maddesinde mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı; 79 uncu maddesinde ise diğer kanunlarla getirilen hükümler saklı kalmak üzere, mezarlıklar ile belediye sınırları içinde bulunan ve sahipsiz arazi niteliğinde olan seyrangâh, harman yeri, koruluk, dinlenme yerleri, meydanlar, bataklık, çöp döküm sahaları, yıkılmış kale ve kulelerin arsaları ve enkazı ve benzeri yerler belediyenin tasarrufunda olduğu ifade edilmiştir.

Mücavir Alan Sınırlarının Belirleniş Usulü

Mücavir alan kavramının yasal dayanağı, 3194 sayılı İmar Kanunudur.

3194 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlar şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 45 inci maddesinde ise mücavir alan sınırlarının belediye meclisi ve il idare kurulu kararına dayanarak vilayetlerce Bakanlığa gönderileceği, Bakanlığın bunları inceleyerek aynen veya değiştirerek tasdik etmeye veya değiştirilmek üzere iadeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Sonuç

İki kavrama ilişkin farklı olduğu mevzuatın incelenmesi neticesinde görüldüğü üzere, belediye sınırları kavramı, belediyenin kuruluşundan itibaren (kuruluşundan itibaren en geç 6 ay içinde belirlenmesi koşulu ile), belediyenin yetki, görev ve sorumluluk alanı ile bütünleşen idari coğrafi alanı ifade etmektedir. Mücavir alan kavramı ise belediyenin yalnızca imar mevzuatına ilişkin görev alanıyla ilgilidir.

Yani, mücavir alan, genellikle belediye sınırlarına komşu olan ve imar bakımından kaçak yapılaşmanın ve düzensizliğin önlenmesi amacı ile belediye ile ilişkilendirilen coğrafi alanlardır. Ancak yine 3194 sayılı kanunun 45 inci maddesine göre mücavir alanın ilgili belediye sınırına bitişik olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Özetle belediye sınırları idari sınırları ifade ederken, mücavir alan idari sınır niteliğinde olmayıp teknik yetki bakımından bir alanı işaret etmektedir.


Sitede yer alan yazılar, kaynak gösterilerek de olsa internet ortamında yayınlanmak üzere kısmen ya da tamamen alıntı yapılamaz. Aksi durumda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde hukuki haklar kullanılacaktır. ©


Mali Mevzuat Haber
© 2014 – 2020 Hüma Medya Yayıncılık Ticaret Limited Şirketi

Henüz yorum yapılmadı

Yorum ekleyebilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*