İdarelerin yapmış oldukları tüm eylem ve işlemler yargı denetimindedir. İlgililer idari işlemlere karşı, mevzuatta ön görülen şartların gerçekleşmesi ve süre kuralına uymak şartıyla iptal davası açabilmektedirler.

Bu durum, işlemlerin hazırlık aşamasından gerçekleşmesine kadar geçen süreçte mercileri hukuka uygun karar alma konusunda zorlayıcı olarak teşvik edeceği gibi; işlemlerin iptal edilmesi ihtimali geleceğe dönük bazı belirsizlikleri barındıracaktır.

İlgililerin iptal davası açma süresi mevzuatta belirlendiği gibi (istisnalar hariç idari davalarda altmış; vergi davalarında oyuz gün), bu süre genel itibariyle yazılı bildirim ile başlamaktadır.

Bu durumda, idarelerin geleceğe dönük belirsizlikleri azaltmak amacıyla, idari işlemlerine ilişkin dava açma sürelerini bir an önce başlatmak istemeleri doğaldır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken birkaç husus bulunmaktadır. Zira, yargı mercileri her yazılı bildirimi, süre başlatıcı işlem olarak dikkate almamaktadır.

Konuya ilişkin Anayasada iki bağlayıcı hüküm bulunmaktadır. Bunlardan ilki, 125 inci maddede yer alan “İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmü; diğeri ise 40 ıncı maddede yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmüdür.

Dolayısı ile idarelerin yazılı bildirimlerinde özellikle Anayasanın 40 ıncı maddesinde yer alan hususları dikkate almaları gerekmektedir. Zira, bu hususları içermeyen yazılı bildirimler, yukarıda da belirtildiği üzere yargı yerlerince süre başlatıcı olarak dikkate alınmamaktadır.

Örneğin, Danıştay bir kararında; “Dava açma süresini başlatacak olan bildirim, Anayasa’nın amir hükmü gereğince başvuru mercii ve süresini de gösteren yazılı bildirimdir. Bunun dışındaki yazılı bildirimler, Anayasa’nın 40. maddesinin amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresini başlatmayacaktır.” diyerek, iptal davası açma süresinin henüz başlamadığına karar vermiştir.

Sonuç itibariyle, hem idari işlem muhataplarının hak arama hürriyetlerini temin etmek, hem de idari işlemlerdeki belirsizlik süresini kısaltmak amacıyla, yazılı bildirimlerde yargı yollarının ve sürelerinin belirtilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

(Belediye Mevzuat ve İçtihat Bankası, İncelemek için tıklayınız)

Yasal uyarı: Sistemde yer alan makale, içtihat ve diğer materyaller, kısmen ya da tamamen kopyalanarak diğer web sitelerinde yayımlanamaz.