Bilindiği üzere hak arama hürriyeti, Anayasal bir hak olarak güvence altına alınmıştır. Anaysa’nın 36’ncı maddesinde “herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Sayıştay yargılama süreçleri, tarafların sorgu üzerine alınan yazılı savunmaları ile başlamaktadır. Denetçiler tarafından yargılamaya esas rapor öncesi kamu görevlileri muhatap alınarak yapılan ve izahat isteme aracı olan sorgular, iddianamenin de ön hazırlığı niteliğindedirler. Sayıştay yargısında yazılı savunma esas olmakla birlikte, hak arama hürriyeti  gereği, sorumluların talebi durumunda yargılamalar duruşmalı yapılmaktadır. İşte duruşma taleplerinin, yargılama sürecinin başlangıcı olan bu sorgulara cevap yazılarında açık ve net belirtilmesi gerekmektedir.

Duruşma taleplerinin ilk yazılı savunmada olduğu gibi, temyiz ve diğer kanun yolları dilekçelerinde de ayrı ayrı yer alması gerekmektedir.

Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54’üncü maddesinde; temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi taleplerinin, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılacağı ve varsa duruşma taleplerinin dilekçede yer alacağı düzenlenmiştir.

Hükümden anlaşılacağı üzere, duruşma taleplerinin dikkate alınması ancak dilekçede yer alması durumunda mümkün olacaktır.

Sayıştay Temyiz Kurulu bir çok kararında, sorumluların duruşma talebi olmasına rağmen dairelerin duruşma yapmadan yargılama yapmasını bozma nedeni saymıştır. Aşağıda bu kararlardan biri örnek olarak yer almaktadır.

Kamu zararında faiz başlangıç tarihi hüküm tarihi ile birlikte başlayacağından, savunma ve diğer kanun yolu dilekçelerine varsa duruşma taleplerinin mutlaka yazılması gerekmektedir.

Örnek Karar İçin Tıklayınız